Ticari Alacak Davası Nasıl Açılır? Bursa’da Alacak Tahsili
Ticari alacak davası, bir tacirin ticari işletmesiyle ilgili bir işten doğan ve ödenmeyen alacağını mahkeme yoluyla tahsil etmek için açtığı davadır. Ödenmeyen faturalar, cari hesap bakiyeleri, teslim edilen mal veya yapılan iş karşılığı alınamayan bedeller bu kapsamdadır. Bu yazıda ticari alacağın tahsilinde icra takibi ile dava arasındaki farkı, dava öncesi zorunlu arabuluculuğu, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.146-147’deki zamanaşımı sürelerini, 3095 sayılı Kanun’a göre ticari faizi ve İcra İflas Kanunu (İİK) m.257’deki ihtiyati haciz imkânını adım adım açıklıyoruz.
Ticari Alacak Nedir, Hangi Yollarla Tahsil Edilir?
Ticari alacak, kabaca bir ticari işletmenin faaliyeti sırasında doğan para alacağıdır. Bursa’daki bir otomotiv yan sanayi firmasının ana sanayiye sattığı parçaların bedeli, bir tekstil üreticisinin kumaş tedarikçisine olan borcu veya bir makine imalatçısının teslim ettiği tezgâhın kalan bakiyesi tipik örneklerdir. Taraflardan her ikisi de tacirse ve iş her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse, bu alacağa ilişkin dava ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Ödenmeyen bir ticari alacak için temelde iki yol vardır:
- İcra takibi: Mahkemeye gitmeden icra dairesi aracılığıyla borçluya ödeme emri gönderilir.
- Alacak davası: Alacağın varlığı ve miktarı mahkeme kararıyla tespit ettirilir, sonra ilam icraya konulur.
Hangi yolun seçileceği, alacağın belgeye bağlı olup olmadığına, borçlunun tutumuna ve malvarlığına göre değişir. Doğru stratejinin belirlenmesinde Bursa ticari dava avukatı desteği, sürecin baştan doğru kurgulanmasını sağlar.
İlk Adım: Belgeleri ve Delilleri Toplamak
Ticari alacak uyuşmazlıklarında sonucu büyük ölçüde belgeler belirler. Dava veya takipten önce şu belgelerin bir araya getirilmesi önerilir:
- Sözleşme, sipariş formu, teklif ve kabul yazışmaları,
- Faturalar ve sevk irsaliyeleri, teslim tutanakları,
- Cari hesap ekstresi ve mutabakat yazıları (BA-BS formları dahil),
- E-posta ve yazışma kayıtları,
- Ticari defter kayıtları.
Bu noktada iki kanuni kural özellikle önemlidir. Birincisi, TTK m.21/2’ye göre faturayı alan kişi, içeriği hakkında sekiz gün içinde itiraz etmezse fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. İkincisi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.222’ye göre usulüne uygun tutulan ticari defterler, tacirler arasındaki ticari işlerden doğan uyuşmazlıklarda kanundaki şartlarla delil olarak kullanılabilir.
Belirli bir vade günü kararlaştırılmamış alacaklarda borçlunun temerrüde düşürülmesi için ihtar gerekir (TBK m.117). Noter aracılığıyla çekilecek bir ihtarname hem temerrüdü belgeler hem de faiz başlangıcının ispatını kolaylaştırır.
İcra Takibi mi, Alacak Davası mı?
Uygulamada ticari alacakların büyük kısmında ilk adım ilamsız icra takibidir. Alacaklı icra dairesine başvurur, borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu yol, borçlunun alacağa itiraz etmeyeceği durumlarda hızlı ve masrafı görece düşük bir çözümdür. İcra süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi için Bursa icra avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.
Borçlu süresinde itiraz ederse takip durur. Bu durumda alacaklının önünde iki seçenek vardır:
- Elinde İİK m.68’de sayılan nitelikte bir belge varsa, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
- Genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Alacak likit ise bu davada borçlu aleyhine icra inkâr tazminatı da istenebilir.
Bu yolu itirazın iptali davası yazımızda ayrıntılı anlattık. Doğrudan alacak davası açmak ise özellikle alacağın miktarı tartışmalıysa, bilirkişi incelemesi gerekecekse veya borçlunun itiraz edeceği baştan belliyse tercih edilebilir. Kambiyo senedine (çek, bono) dayanan alacaklarda ise kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk
TTK m.5/A’ya göre konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat davaları ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabulucuya gitmeden açılan ticari alacak davası usulden reddedilir.
Ticari arabuluculukta arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci tamamlar; zorunlu hâllerde süre en fazla iki hafta uzatılabilir. Anlaşma sağlanırsa avukatlar ve arabulucunun imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğindedir ve doğrudan icraya konulabilir. Anlaşma olmazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenir.
Önemli bir ayrıntı: Arabuluculuk, icra takibi başlatmak için şart değildir. Yani alacaklı önce icra takibi yapabilir; borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açacaksa o aşamada arabulucuya başvurur. Sürecin ayrıntılarını ticari davalarda arabuluculuk yazımızda bulabilirsiniz.
Zamanaşımı: TBK m.146 ve m.147
Alacağın zamanaşımına uğraması, haklı bir talebin bile mahkemede sonuçsuz kalmasına yol açabilir. Zamanaşımı, borçlunun ileri sürmesi gereken bir savunmadır; ileri sürülürse alacak dava yoluyla tahsil edilemez hâle gelir.
- Genel kural (TBK m.146): Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Satış sözleşmesinden doğan pek çok ticari alacak bu genel süreye tabidir.
- Beş yıllık süre (TBK m.147): Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler; küçük sanat işleri ve küçük çaplı perakende satışlardan doğan alacaklar; ortaklık sözleşmesinden doğan ortaklar ve yöneticiler arasındaki alacaklar; vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden doğan alacaklar ile (yüklenicinin ağır kusuru hâli dışında) eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yılda zamanaşımına uğrar.
Kalıp, makine imalatı veya fason üretim gibi işler çoğu zaman eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan, Bursa sanayisinde sık görülen bu tür alacaklarda beş yıllık sürenin akılda tutulması önemlidir. Çek ve bono gibi kambiyo senetlerinde ise TTK’da çok daha kısa özel zamanaşımı süreleri öngörülmüştür.
Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149). İcra takibi veya dava açılması zamanaşımını keser (TBK m.154). Ayrıca arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur. TBK m.148 uyarınca bu süreler sözleşmeyle değiştirilemez.
Faiz: Ticari Temerrüt Faizi ve Avans Faizi
Ticari alacaklarda faiz, çoğu zaman talep edilen toplam tutarı ciddi ölçüde etkiler. Temel kurallar şöyledir:
- Sözleşmede faiz kararlaştırılmışsa: TTK m.8’e göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir; kararlaştırılan oran uygulanır.
- Sözleşmede hüküm yoksa: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.2’ye göre temerrüde düşen borçlu, kanuni faiz oranında temerrüt faizi öder.
- Ticari işlerde avans faizi: Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran kanuni faizden yüksekse, ticari işlerde sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Oran, 30 Haziran’da beş puan veya daha fazla değişmişse yılın ikinci yarısında yeni oran uygulanır.
Kanuni faizi düzenleyen 3095 sayılı Kanun m.1, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la değiştirilmiş ve kanuni faiz Merkez Bankası reeskont oranına bağlanmıştır. Faiz oranları dönemsel olarak değiştiğinden, talep tarihinde geçerli oranın ayrıca kontrol edilmesi gerekir. Kanun gereği kanuni ve temerrüt faizinde, TTK hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bileşik faiz yürütülemez (3095 s. Kanun m.3).
Faiz başlangıcı da önemlidir: Belirli vade günü varsa o tarihte, yoksa ihtarın tebliğiyle borçlu temerrüde düşer ve faiz bu tarihten itibaren işler.
İhtiyati Haciz ile Alacağı Güvenceye Almak
Dava veya arabuluculuk süreci sürerken borçlunun mallarını elden çıkarması, alacaklının en büyük endişesidir. Bunun önüne geçmenin yolu ihtiyati hacizdir.
İİK m.257’ye göre rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun malları ile alacak ve haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçlarda ise ihtiyati haciz ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması ya da borçlunun mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması gibi istisnai hâllerde istenebilir.
- Mahkeme, alacağın ve haciz sebebinin varlığı hakkında kanaat getirecek yaklaşık ispat arar.
- İİK m.259’a göre alacaklı, haksız çıkması hâlinde doğacak zararlara karşı kural olarak teminat gösterir. Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz.
- Dava veya takipten önce ihtiyati haciz uygulatan alacaklı, İİK m.264 uyarınca haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip başlatmalı veya dava açmalıdır; aksi hâlde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
- Arabuluculuk zorunlu olan ticari alacaklarda bu dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar işlemez (6325 s. Kanun m.18/A/16).
Borçlu, ihtiyati haciz kararına karşı, kararın dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir (İİK m.265).
Bursa’da Ticari Alacak Tahsilinde Avukat Desteği
Ticari alacak tahsilinde zaman, en az hukuki haklılık kadar önemlidir. Takip mi dava mı açılacağı, ihtiyati haciz için doğru anın seçilmesi, faiz ve zamanaşımı hesapları ile arabuluculuk sürecinin yönetimi birbirine bağlı kararlardır. Bursa’nın sanayi ve ticaret hayatında uzun vadeli çalışma ilişkileri yaygın olduğundan, uyuşmazlığın ticari ilişkiyi tamamen koparmadan çözülmesi de çoğu zaman önemli bir hedeftir.
Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri ve Bursa icra daireleri nezdindeki alacak tahsili süreçlerinde destek almak için Bursa ticari dava avukatı sayfamızı inceleyebilir, iletişim sayfamız üzerinden dosyanız için ön görüşme talep edebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için dosyanın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Ticari alacak davası hangi mahkemede açılır?
Her iki tarafın da tacir olduğu ve işin ticari işletmeleriyle ilgili olduğu alacak davaları asliye ticaret mahkemesinde açılır. Bursa’da bu davalar Bursa Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür.
Ticari alacak davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. Konusu para olan ticari alacak davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Ancak icra takibi başlatmak için arabuluculuk gerekmez.
Ticari alacak kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Genel kural TBK m.146’ya göre on yıldır. Ancak eser sözleşmesi, komisyon, acentelik veya dönemsel edimler gibi TBK m.147’de sayılan alacaklarda süre beş yıldır; çek ve bono gibi kambiyo senetlerinde ise daha kısa özel süreler vardır.
Ticari alacakta hangi faiz istenebilir?
Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmışsa o oran uygulanır. Sözleşmede hüküm yoksa ticari işlerde, Merkez Bankası kısa vadeli avans faiz oranı kanuni faizden yüksekse temerrüt faizi avans faizi oranı üzerinden istenebilir.
Borçlu mallarını kaçırırsa ne yapılabilir?
Vadesi gelmiş ve rehinle güvenceye alınmamış para alacakları için mahkemeden ihtiyati haciz kararı istenebilir. Vadesi gelmemiş alacaklarda ise borçlunun mallarını kaçırmaya hazırlanması gibi istisnai hâllerde ihtiyati haciz mümkündür.
