Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk: Süreç ve Süreler (2026)

Ticari dava arabuluculuk süreci, konusu para olan ticari uyuşmazlıklarda mahkemeye gitmeden önce tamamlanması gereken zorunlu bir aşamadır. 1 Ocak 2019’dan bu yana uygulanan bu sistemde, örneğin ödenmeyen bir fatura alacağı için doğrudan dava açarsanız davanız usulden reddedilir. Bu yazıda Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A çerçevesinde hangi davalarda arabuluculuğun zorunlu olduğunu, başvurunun nasıl yapıldığını, 6+2 haftalık süreyi, ilk toplantıya gelmemenin sonuçlarını ve anlaşma belgesinin hukuki gücünü 2026 itibarıyla güncel mevzuata göre açıklıyoruz.

Ticari Davalarda Arabuluculuk Neden Zorunlu?

Arabuluculuk, tarafların tarafsız ve eğitimli bir arabulucu eşliğinde bir araya gelerek uyuşmazlığa kendi çözümlerini bulmaya çalıştıkları bir yöntemdir. Arabulucu karar vermez, taraflara çözüm dayatmaz; görüşmeleri yönetir ve iletişimi kolaylaştırır.

7155 sayılı Kanun’la TTK’ya eklenen 5/A maddesi, belirli ticari davalarda arabulucuya başvurmayı dava şartı hâline getirmiştir. Amaç, mahkemelerin iş yükünü azaltmak ve tacirlerin uzun süren davalar yerine daha hızlı, daha az masraflı ve ticari ilişkiyi koruyan çözümlere ulaşmasını sağlamaktır. Bursa gibi tedarik zincirlerinin iç içe geçtiği bir sanayi şehrinde, yıllardır birlikte çalışan iki firmanın arabuluculuk masasında ödeme planı üzerinde anlaşması sık rastlanan bir sonuçtur.

Arabuluculuk sürecine bir avukatla katılmak zorunlu değildir. Ancak sürecin sonunda imzalanan belgenin kapsamı ve hukuki sonuçları önemli olduğundan, uygulamada tarafların çoğu Bursa ticari dava avukatı desteğiyle masaya oturur.

Hangi Ticari Davalarda Arabulucuya Gitmek Şart?

TTK m.5/A/1’e göre, TTK m.4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan şu davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:

  • Alacak davaları,
  • Tazminat davaları,
  • İtirazın iptali davaları,
  • Menfi tespit davaları,
  • İstirdat (geri alma) davaları.

İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları maddeye 2023 yılında 7445 sayılı Kanun’la açıkça eklenmiştir. Böylece uygulamadaki tereddütler giderilmiştir.

Buna karşılık şu durumlarda dava şartı arabuluculuk aranmaz:

  • Konusu para olmayan ticari davalar (örneğin genel kurul kararının iptali, şirketin feshi, marka hükümsüzlüğü gibi),
  • Taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunması (6325 s. Kanun m.18/A/18),
  • İcra takibi başlatmak: arabuluculuk dava için şarttır, ilamsız icra takibi için değil,
  • İhtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talepleri: bunlar dava değil, geçici hukuki koruma talepleridir.

Davanın ticari olup olmadığı sorusu burada da belirleyicidir. Hangi uyuşmazlıkların ticari dava sayıldığını Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Başvuru Nereye ve Nasıl Yapılır?

6325 sayılı Kanun m.18/A/4’e göre başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır; büro kurulmayan yerlerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurulur. Dava Bursa’da açılacaksa başvuru Bursa Adliyesi’ndeki arabuluculuk bürosuna yapılır.

Başvuruda dikkat edilecek noktalar:

  • Başvuran taraf, kendisine ve elindeyse karşı tarafa ait tüm iletişim bilgilerini büroya verir. Büro resmî kayıtlardan da araştırma yapabilir.
  • Arabulucu, büro tarafından listeden belirlenir. Taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o kişi görevlendirilir.
  • Arabulucu tarafları ilk toplantıya davet eder; avukatı olsa bile asıl tarafı da bilgilendirmek zorundadır.
  • Karşı taraf, büronun yetkisine en geç ilk toplantıda itiraz edebilir. Bu itiraz sulh hukuk mahkemesince bir hafta içinde kesin olarak karara bağlanır.

Başvuruda talep edilen alacak kalemlerinin ve tutarlarının açıkça belirtilmesi önemlidir. Arabuluculukta ileri sürülmeyen bir talep için daha sonra açılan davada, o talep yönünden dava şartının yerine getirilmediği tartışması çıkabilir.

Süreler: 6 Hafta + 2 Hafta

6325 sayılı Kanun m.18/A/9, dava şartı arabuluculukta genel kural olarak üç haftalık süre öngörür. Ancak ticari davalar için TTK m.5/A/2’de özel bir düzenleme vardır ve bu özel kural uygulanır:

  • Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır.
  • Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.

Dolayısıyla ticari bir uyuşmazlıkta arabuluculuk aşaması en fazla sekiz hafta sürer. Uygulamada taraflardan biri hiç katılmazsa veya ilk görüşmede anlaşma olmayacağı netleşirse süreç çok daha kısa sürede, bazen birkaç gün içinde sona erebilir.

Arabulucu; taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmaması, anlaşma veya anlaşamama hâllerinde süreci sona erdirir ve son tutanağı düzenler. Anlaşma sağlanamazsa davacı, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu sürede sunulmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa ise dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan reddedilir.

İlk Toplantıya Gelmemenin Sonuçları

Arabuluculuk sürecini ciddiye almayan tarafa kanun açık bir yaptırım bağlamıştır. 6325 sayılı Kanun m.18/A/11’e göre, taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsa ve süreç bu nedenle sona ererse:

  • Toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir.
  • Bu taraf, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile, karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.
  • Ayrıca bu taraf lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir.
  • Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa, davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Bu hüküm 7531 sayılı Kanun’la Kasım 2024’te değiştirilmiştir. Önceki düzenlemede katılmayan taraf yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutuluyordu. İnternette hâlâ eski düzenlemeyi anlatan kaynaklar bulunduğundan bu ayrıntıya dikkat etmek gerekir.

Sonuç olarak, karşı taraf olduğunuz bir arabuluculuk davetini görmezden gelmek, haklı olsanız bile maliyetli olabilir.

Anlaşma Belgesi, Son Tutanak ve Arabuluculuk Ücreti

Taraflar anlaşırsa anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir ve anlaşma belgesi düzenlenir. 6325 sayılı Kanun m.18/4’e göre ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Yani borçlu anlaşmaya uymazsa alacaklı, mahkeme kararı gibi doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir.

Avukatların imzası bulunmayan anlaşma belgeleri için ise sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınabilir; şerhi içeren anlaşma da ilam niteliğindedir (m.18/2). Anlaşmaya varılan konularda taraflar daha sonra dava açamaz (m.18/5). Bu nedenle anlaşma metninin; ödeme tarihleri, taksitler, gecikme hâlinde faiz ve muacceliyet gibi ayrıntıları açıkça içermesi önemlidir.

Arabuluculuk ücreti konusunda kanunun kuralları şöyledir:

  • Taraflar anlaşırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak karşılanır.
  • Taraflara ulaşılamaz, taraflar katılmaz veya iki saatten kısa görüşmede anlaşma olmazsa, iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
  • İki saati aşan görüşmelerde anlaşma olmazsa aşan kısım taraflarca eşit karşılanır.
  • Bakanlıkça ödenen ve taraflarca karşılanan ücret yargılama giderlerinden sayılır ve davada haksız çıkan tarafa yükletilebilir.

Ücret tutarları her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’yle belirlenir.

Zamanaşımı, Hak Düşürücü Süreler ve İhtiyati Haciz

Arabuluculuk sürecinin hak kaybına yol açmaması için kanun önemli güvenceler getirmiştir. 6325 sayılı Kanun m.18/A/15’e göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Bu kural özellikle itirazın iptali davasında önemlidir. İcra İflas Kanunu m.67’deki bir yıllık dava açma süresi, arabuluculuk süresince işlemez. Konuyu itirazın iptali davası yazımızda ayrıca açıkladık.

Dava açılmadan önce ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı alınmışsa da benzer bir koruma vardır (m.18/A/16). İİK m.264/1’deki ve HMK m.397/1’deki dava açma süreleri, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar işlemez. Böylece alacaklı, örneğin borçlunun mallarına ihtiyaten haciz koydurup ardından arabuluculuk sürecini güvenle yürütebilir. Ödenmeyen faturalar için izlenecek yolu ticari alacak davası yazımızda ele aldık.

Ayrıca arabuluculuğa başvuran taraf aleyhine aynı uyuşmazlık konusunda icra takibi başlatılırsa, başvuran taraf son tutanaktan itibaren iki hafta içinde İİK m.72’ye göre menfi tespit davası açabilir.

Bursa’da Ticari Arabuluculuk Sürecinde Avukat Desteği

Arabuluculuk, ticari uyuşmazlığın en ucuz ve en hızlı çözüm imkânını sunar; ancak masaya hazırlıksız oturmak bu fırsatı kaçırmak anlamına gelebilir. Talep kalemlerinin doğru belirlenmesi, faiz başlangıcının hesaplanması, delillerin önceden toparlanması ve anlaşma belgesinin icra edilebilir şekilde yazılması sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Anlaşma olmazsa da son tutanak, açılacak davanın kapısını açan belgedir.

Bursa’daki ticari uyuşmazlıklarınızda arabuluculuk ve dava sürecinde destek almak için Bursa ticari dava avukatı sayfamızı inceleyebilir, iletişim sayfamızdan randevu talep edebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için dosyanın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Ticari davalarda arabuluculuk ne kadar sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir; yani süreç en fazla sekiz hafta sürer.

Arabulucuya gitmeden ticari alacak davası açarsam ne olur?

Dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu durumda önce arabulucuya başvurup son tutanağı aldıktan sonra yeniden dava açmanız gerekir.

Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?

Geçerli mazeretiniz olmadan ilk toplantıya katılmazsanız, davada haklı çıksanız bile karşı tarafın ödemesi gereken yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulursunuz ve lehinize vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir.

Arabuluculukta yapılan anlaşma bağlayıcı mı?

Evet. Ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğindedir ve doğrudan icraya konulabilir. Anlaşılan konularda daha sonra dava açılamaz.

İcra takibi başlatmak için de arabuluculuk gerekir mi?

Hayır. Arabuluculuk dava açmak için şarttır; ilamsız icra takibi başlatmak için arabulucuya gitmek gerekmez. Borçlu takibe itiraz ederse açılacak itirazın iptali davasından önce arabuluculuğa başvurulmalıdır.